19 Haziran 2015

nedir bu ruhsallık (psikoz)



   hepimiz deliyiz zaten. modern çağın gribi diyor lazy boy buna ama ben birazdan fazla zor zamanlar geçiriyorum. modern çağın gribiyse depresyon ben modern çağ zatürresi geçiriyorum.

   bana doktor deli dedi. yalan söylemiyorum deli dedi. "toplumdan tecrit ederler seni iki aya. Bakırköy'e gidersin" dedi. Çılgın mı bu doktor? Bence onu tecrit etmeli 10' da bu teşhisi koyamaz kimse kimseye. yok şizofreni başlangıcı varmış yok psikoz dönemindeymişim. Ne var birden fazlaysam? Bence Alice gibi olmak güzel. insan "çokluğunu" kaybediyor sonra. ilaçlar içip saatlerce uyumayacağım yok öyle bir dünya. Ben ben olmamla güzelim birden çokluğumla keyfimle ağlamalarımla... her halimle ben benim ve benden başka kimse ben olmanın ne demek olduğunu bilemez. Lazy Boy bana "senş her halinle seviyorum biraz umut biraz acı" dedi. yok onu serdar ortaç söyledi. onun da mı şizofren sevgilisi vardı acaba? 

   EEEY, LAZY BOY LAFIM SANA! eğer gerçekten deliysem bak bundan nemalan. ünlü olur paraya para demezsin. beni de gör tabii öyle bedavadan olmaz. şarkı falan yaz "geri zekalı sevgilim benim" diye. ayrıca sarışın ve kalbi kırık gençler çok popi. o yüzden bunu kullan krizi fırsata çevir.


BRİDA BU SANA! kitap mitap yaz bişey yap sen de zengin ol bundan. "ev arkadaşım bir şizofren" olsun adı da iyi para var bak bunun sonunda artık bodrum katı olmayan bir ev alabiliriz. belki motor bile alırız. muhtemelen bizim kitap da çok satmaz. her boku anlatıyoruz herkese. çok samimi olmak kazandırmıyor. onu bir selehattin yaptı başkasına da vurmaz. bir ara da rastamı toparla. neyse bu akşam birlikteyiz zaten o zaman da söylerim. hoş ne zaman birlikte değiliz ki. 

okuyucu doktorlara güvenme öyle deliliğinle barış seni deliliğinle seven insanlar bul. bir de çok uyuşturucu kullanma insan kırıyor kafayı böyle böyle. tenya gibi film başladı ebola da olabilir bilmiyorum ben erasmus bebeleriyle eğlenmeye gidiyorum. sen de çık eğlen bu gün cuma!

pina

6 Haziran 2015

Mutluluk bir mod.

Fark ettim de blogumu Pina'ya bırakmışım resmen. Olsun onun etrafta dolanması, gözümün gördüğü yerde olması hoşuma gidiyor. Üzmekten çok korkuyorum onu. Birbirimizi kaybedeceğimizden falan korkuyorum arada. Cokobo yüzünden aramızın açılabilecek olmasından korkuyorum bir de. Ne bileyim, neyse sen görmezden gel bunları. Hep bir şeyleri görmezden gelmiyor muyuz zaten? Kendimi hayata teslim ettiğim vakitlerdeyiz şu sıra. Akışı sevmekteyim. Stabil bir mutluluğa tabiyim.
Duvarları aynalardan yapılmış, Atsız şiirleriyle süslü, deli bir kediye sahip muhterem odamdayım. Evin sessizliği ve yalnızlığı hoşuma gidiyor bazen. Kimse içinde değilken bu ev bir başka güzel oluyor sanki. Bugün kitap okuyacağıma söz vermiştim oysa. Ama Cokobo'yu eve attım. Düzenli şeyler insana iyi geliyormuş onu fark ettim bugün. Düzenli ot, düzenli marok, düzenli mdma, düzenli seks, düzenli gıybet vesaire. Rutin değil ama bahsettiğim şey. Belli bir düzen içinde gelişen şeylerden bahsediyorum. Pek anlatamadım ama sen anlayamayacak kadar aptal da olabilirsin tabi ki. Her olasılığı düşünmeli insan. İki gündür ilacımı içmiyorum bir değişiklik var mı emin değilim.
Siz onu bunu bırakın da okuyucu, Yürüyen Uçak için oy vermeye gidin. Boşa da harcamayın n'olur.

Saygılar.

-Brida

4 Haziran 2015

bişeysel sıkıntı

   yüksek tavanlı tarihi bir evdeyim şimdi. kütüphaneden sızan ışık avize gibi bir şeyin gölgesini görmeme sebep oluyor tavanda.3 kişilik bir yatagın dış tarafında kafamın altındaki iki yastıkla uzanırken dirseğimin altnda da defterim var. derim katlanıyor. defteri atsam iyi olacak galiba... defteri attım daha rahat bir pozisyonda bilgisayarım. içerki odada (sabah güneşi almıyor muhteşem bir uyku odası) brida yatıyor. onu seviyorum. arada bir öpüşüyoruz çekici bir kadın. tercihlerimi sorgulatıyor bana (tercihlerim konusunda fikir sahibi değilim çok zaten) bir de iyi yüreklidir. bilmem başkası ne düşünür de bence öyledir. bana öyledir. 
   anlamsız mıı geldi okuyucu gelmesin hiç bir şey. boş ver sen de git yapacak zilyon tane iş var. ha sen de sıkıldıysan ve yaktıysan herşeyleri gel takılalım. galiba lazyboy geldi. biri bağırıyor kapının önünde __aaaaaaah... aaaah diye. bu lazyboy yani gelen lazyboy ahlayan değil. birini getirmiş. açtım kapıyı cokoboyla gelmiş sesini duydum. şimdi geldi konuşuyoruz. bana ne yazdığımı soruyor keşke bilsem. şimdi okuyacak yazdıklarımı. ilk okuyucu o. bu yazı şimdiden eski yani.
   vardır yapılacak daha iyi şeyler illa eski yazıları okumaktan daha iyi. ben bilmiyorum severim eski yazıları okumayı ama ne kadar yararlı bir iş bilmiyorum. bence bizi melankoliye sürüklüyor. 

    Bu günün adı artık KIZMIYORUM. yok ben hep kızıyorum ama bazen kızmadığım da oluyor. bu gün artık kızmıyorum günü. geleneksel hale getirsek tüm tanıdıklarım bayram ilan eder bence. ben kızmıyorum aslında. herkes oyle sanıyor. ya da ne bileyim hep kızdığım için kızmamak nedir pek bilmiyorum. normalim değişmiş

    cokobo n'apıyor acaba? lazyboy da salak biraz. ona bridanın cokoboyla goruşmek istemediğini soyledim ama o ulaşımı bedavaya getirmiş. yanında da cokobo hediye. boyle düşünmek istiyorum yoksa beni dinliyordur kesin. menfaat daha aşağılık aslında ama benim üzerimden güdülmüyorsa sıkıntı yok. brida duydu zaten bana kızmaz. kızsa da amaaan ben alırım gönlünü onun. neyse bitireyim ben bu ev balatta balat güzel yer ama benim kalbim hala shire için atıyor. 
iyi geceler.


pina